HELLFEST RUE DU CHAMP LOUET 44190 CLISSON

Güzellik, önce algımızın bize açtığı pencerenin olanaklarına denk getirmelidir kendini, boyutlarda başlar. Güzelliği taşıyan nesnenin bütünlüğünü ve birliğini anladıktan sonra düzen ve çizgilerin uyumuyla devam ederiz. Uyum iyidir de ne zaman ki zıt olanlar uzlaşmaya başlar ya da daha doğru bir deyişle sanatçı zıt olanları uzlaştırmaya cüret eder işte o zaman -güzellikte- evrensel olana geçeriz. Geçeriz ama evrensel güzellik yine de tikele mahkumdur. Hâlâ bir şeye bakmamız beklenir. Ancak bu seferki bakışımız gerekli ve zorunludur. Başka bir yere de bakamayız zaten. Bu bakışta dünyayı yanılarak anlama çilemiz bir anlığına sona erer. Yanılgıların toplamından bir şeyler çıkarmaya çalışmayı bir kenara bırakırız. Güzellik haricinde başka her şeye kayıtsız kaldığımız -hatta onları küçümsediğimiz- bir noktada buluruz kendimizi. Kavga sona ermiş, savaşın tozu dumanı dağılmış, sanatçının sıkılan yumrukları gevşemiştir. Her şey bakışın içinden güzel olana doğru akar; onu takip eder ve ona boyun eğer. Kusursuzluk değildir bu. Francis Bacon’un dediği gibi, eksiksiz bir güzellik olmaz, en güzellerde bile bir uyum aksaklığı vardır. Kurallara, geometriye sıkı sıkıya bağlı, esinlenmeden uzak, titiz ve kusursuz bir tasarımın bahsedilen savaşı ve sonrasındaki teslimiyeti tetiklemesi pek mümkün değildir. Olsa olsa kendisini tasarlayan kişinin keyfine hizmet edebilir. Bizim anladığımız anlamdaki güzellikte, bir kere algıladıktan sonra bizi kendisine bağlayan şeyler; duruşundaki sıra dışı jest, duygusundaki rahatsız edici incelik ve arkasındaki az duyulmuş öyküdür. Bu teslimiyet beraberinde ölümü de getirir. (Çünkü ölüm olmadan sanat olmaz bebeğim, sürpriz!) -Belki de güzel olana bakıldığında mutlak olarak anlaşılamayan ve fakat ancak sezilebilen şey de budur. Büyük ihtimalle de okullarda anlatılmaz- Önce nesne ölür -ya da öldürülür- çünkü evrensel güzellik orada mıhlanıp kalmaktan memnun değildir, görünüşten kurtulmak ister. Nesnesinden kurtulup saf güzelliğe bürünen eser gözünü bu kez kendinden bir önceki sanat eserine diker. O da ölmelidir. Çünkü, işte, sanatın amacı biraz da budur.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s