FAUSTO COPPI Bölüm 2 (1947-1949)

Coppi’yi Bartali’siz, Bartali’yi de Coppi’siz anlatabilmek mümkün olamazdı herhalde. O yıllarda sadece İtalya’nın değil ve dünya bisikletinin de en önemli figürleri olan bu iki kahraman, birinin siyah olduğu yerde beyazı, diğerinin beyaz olduğu yerde siyahı temsil edecek kadar birbirlerine kontrast noktalarda duruyorlardı. Her şeyden önce Bartali, dindar bir katolik iken (lakabı bile Dindar Gino, Il pio Gino, idi) Coppi’nin o taraklarda pek bezi yoktu.  Aralarında beş yaş fark olsa da ikisinin arasında koskoca bir Dünya Savaşı vardı artık. Bartali, savaş-öncesi İtalya’nın geleneksel, sıkı çalışmaya inanan, şikayet etmeyen, eski değerlere bağlı bir neferiyken; Coppi savaş sonrası İtalya’nın faşizmden sıyrılmış, kendine güvenen, yeni-rönesans’a inanan modern yüzü gibiydi. Coppi “kozmopolitan”dı. Bartali ise sınır ötesindeki yarışlara, Fransa Turu hariç, pek ilgi göstermemişti. Özel hayatlarında, Bartali genç yaşta evlenmiş ve evliliğine daima sadık kalmıştı. Coppi ise evli bir kadınla ilişkisi ortaya çıkınca eşini ve çocuklarını terk etmek durumunda kalmıştı. Yarış stilleri, yemek stilleri, antrenman stilleri birbirlerine tamamen zıttı. Bu keskin dikotominin toplumsal yansıması olarak da yeni İtalya’da, Bartalianiler Hristiyan Demokrat, Coppianiler ise komünistti. 1952 Fransa Turu’nda mitolojik Col du Galibier aşılırken çekilen şu fotoğraf gerçi, değişik şeyler anlatıyor. Coppi ve Bartali, zafere giden yolda (İtalya milli takımı ile) beraber çalışırlarken biri diğerine su veriyor. (Kimin kime verdiği ise belirsiz ve üzerinde hâlâ konuşulur.)

Savaş sonrası düzenlenen birkaç Giro, hep Milano’dan başladı. Her edisyon Milano’dan Torino’ya ve oradan da Cenova’ya devam etti. Cenova’dan sonra kendi özgün rotasını takip etti. Bartali – Coppi çekişmesinin fitilini ateşleyen Milano-San Remo yarışının rövanşı olan ve savaş sonrası yapılan ilk Giro olan olaylı 1946 edisyonunu Bartali kazanmıştı. Bu Bartali’nin üçüncü ve son Giro zaferiydi. 1947 yılındaki otuzuncu edisyondan itibaren artık Coppi’nin dominasyonu başlayacaktı. Milano’dan başlayan bu turda Gino Bartali üçüncü etapta sırtına geçirdiği pembe mayoyu on beşinci etabın sonuna kadar koruyabildi. Bu etapta kendisine katoliklik karşıtı küfürler eden seyircilerle bisikletinden inip yumruk yumruğa kavgaya girse de Bartali, etabı kazanmayı bildi ama pembe mayoyu Coppi’ye kaptırdı. Kalan dört etapta mayosunu savunan Coppi, yeniden Milano’ya döndüklerinde Bartali’nin 1 dakika 43 saniye önünde genel klasman şampiyonu olarak ikinci Giro zaferine ulaştı.

1947’deki Giro zaferinden sonra Coppi, 1948’i de kazanabilecek gibi hissediyordu. Ancak Coppi’nin  kazandığı ve Cortina d’Ampezzo’dan Trento’ya uzanan on yedinci etapta, iyi bir yokuşçu olarak bilinmeyen Fiorenzo Magni sürpriz bir biçimde zaman farkını kapamayı başardı. Coppi ve takımı Bianchi bu sonuca itiraz ettiler. Magni’nin seyirciler tarafından itildiğini hatta takım arabası tarafından çekildiğini iddia ediyorlardı. Ancak ellerinde bu iddiayı ispatlayacak bir kayıt ya da fotoğraf yoktu. Organizatörler yine de Magni’ye iki dakikalık zaman cezası verdiler; fakat bu ceza pembe mayonun Magni’de kalmasına engel olmadı ve Bartali ve Coppi’nin arkasından “üçüncü adam” olarak anılan Magni, 1948 İtalya Turu’nu kazandı. Bianchi takımı sonucu protesto ederek yarıştan çekildi. İtalya Federasyonu Coppi’ye bir aylık yarışlardan men cezası verdi.

Ünlü haydut Salvatore Giuliano’nun (kendisi Mario Puzo’nun Sicilyalı adlı romanına da konu olmuştur ve romandan uyarlanan aynı adlı filmde Salvatore Giuliano’yu Christopher Lambert’in canlandırmıştır) tehditleri ile ve dolayısıyla aşırı güvenlik önlemleriyle Sicilya’dan başlayan 1949 İtalya Turu daha çok efsanevi on yedinci etabıyla hatırlanır. Cuneo’dan Pinerolo’ya giden etapta Fransa tarafında kalan dağ geçitleri Vars, Izoard, Maddalena ve Monginevro ile İtalya tarafında devam eden Sestrière yokuşu geçilecekti. Coppi, Maddalena’da, yarışın bitmesine 190 kilometre kala solo kaçışını başlattı ve Bartali’nin  on iki dakika önünde etabı birinci bitirdi. Bu fark turun sonuna kadar Coppi’yi zirvede tutmaya yetti. Coppi’nin hedeflerinden biri de Giro’yı ve Fransa Turu’nu aynı sezonda kazanan ilk bisikletçi olmaktı. Bunu gerçekleştirmek için önündeki en büyük engel yine Gino Bartali’ydi; ama rakip olarak değil takım arkadaşı olarak! O yıllarda Fransa Turu kulüp takımları arasında değil ülke milli takımları ve Fransa’nın coğrafi bölgelerinin seçkilerinden oluşan takımlarla koşuluyordu. Yani Coppi’nin İtalya takımı adı altında Bartali ile birlikte yarışması gerekecekti. Yaşı itibariyle Bartali takımın kaptanıydı ve fakat Coppi onun patronluğunu kabul etmiyordu. Sırf bu yüzden bir önceki Fransa Turu’na katılmamıştı ve Tur’u Bartali kazanmıştı. 1949’da Giro’yu kazanan Coppi, Giro-Tour dublesi yapma şansını kaçırmak istemese de ancak yarışın başlamasına iki hafta kala ikna edilebildi. Başlangıç etaplarında zorluk çeken Coppi’nin Bartali sıkıntısı bir ara yarışı bıraktıracak raddeye gelse de Alp etaplarında ağırlığını koydu ve Giro’da olduğu gibi Fransa Turu’nda da on yedinci etapla birlikte sarı mayoyu Bartali’den aldı. Fausto Coppi, Giro- our dublesini aynı sezonda gerçekleştirebilen ilk bisikletçiydi.

…devam edecek.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s