FAUSTO COPPI Bölüm 3 (1950-1959)

Dönemin İtalyan bisikletçileri, özellikle de çağının temsilcileri Coppi ve Bartali, Fransa Turu haricinde İtalya dışındaki yarışlara pek rağbet göstermediler. Bartali’nin 1951’de Liege-Bastogne-Liege’de altıncılığı ve aynı yıl La Flèche Wallonne’da ikinciliği vardı. Coppi, Bartali’ye göre dünyaya biraz daha açık görünse de o da İspanya Turu’na ilk kez, öldüğü yıl olan 1959’da katıldı ve yarışı bitiremedi. 1950’de ise La Flèche Wallonne’da birinci geldi. Ronde van Vlaanderen gibi bir anıtsal yarışa ikisi de hiç katılmadılar. Bununla birlikte Coppi, Paris-Roubaix yarışına tam altı kez iştirak etti. Buradan Coppi’nin, kendisine nazaran daha modern zamanlarda yarışan ve bir Fransız olan Hinault’un bile nefret ettiği ve “bir daha gelmem,” diyerek protesto ettiği bu zorlu Fransız yarışını  sevdiğini çıkarabiliriz. “Kuzeydeki Cehennem”deki altı denemesinden birinde, yarışın 1950 yılındaki edisyonunda, Fransız Maurice Diot ile birlikte kaçan Coppi, bitişe 45 kilometre kala başlattığı solo atakla Roubaix’e tek başına geldi ve bir başka İtalyan Magni’nin üçüncü olduğu yarışı, Diot’un 2 dakika 45 saniye önünde birinci olarak bitirdi.

Paris-Roubaix’yi kazanmış da olsa 1950 yılının (ve belki de hayatının) geri kalanı Coppi için pek iyi gitmedi. İtalya Turu’nun dokuzuncu etabında, Vicenza’dan Bolzano’ya giderken Primolano yokuşunda düşen Fausto hastaneye kaldırıldı. Leğen kemiğini üç yerinden kırdığı anlaşılan Fausto Coppi, bir ay hastanede yattı ve sezonun geri kalanında eylül ayına kadar yarış koşamadı. İyileştikten sonra, 22 Ekim’de koştuğu Lombardia Turu’nda yine de üçüncü gelmeyi başaracaktı.

11 Mart 1951’de Coppi, Milano-Torino yarışında, Torino velodromunda son turu dönerken düştü ve köprücük kemiğini kırdı. İyileşip Giro’ya yetişse de yeterince hazırlanamadığı için turda ancak dördüncü olabildi. Haziran ayının sonunda yapılacak ve önemli bir yarı-klasik olan Giro del Piemonte, Fransa Turu öncesi moral kazanmak için iyi bir fırsattı. 29 Haziran 1951’de koşulan bu yarışta, Bianchi takımında Fausto’nun küçük kardeşi Serse de yarışıyordu. Serse Coppi çok önemli başarıları olmasa da, (gerçi 1949’da Paris-Roubaix kazanmıştı) yarışlarda Fausto’yu en iyi destekleyen domestiklerden biriydi ve şüphesiz Fausto’nun en sevdiği takım arkadaşıydı. Serse yine Torino’daki (birkaç ay önce Fausto’nun düşüp köprücük kemiğini kırdığı Torino) yarışın finalindeki sprintte bir başka bisikletçiye çarptı ve düştü. Görünürde önemli bir şeyi yoktu. Serse Coppi kalktı, yürüdü ve yarışı bitirdi. Birkaç saat sonra otelde baş ağrıları başladı. Şikayetleri yoğunlaşınca doktorları çağırdılar ama ne yazık ki Serse, bir müdahale yapılamadan, Fausto’nun kollarında, beyin kanamasından hayatını kaybetti.

Kazalar, sakatlıklar ve trajik kayıplarla geçen 1951’den sonra, ertesi yıl Coppi kendini tamamen işine verdi. Bir ara bisikleti tamamen bırakmayı düşünse de, bu düşüncelerinden sıyrıldı ve ikinci kez Giro-Tour dublesi yapmak için kolları sıvadı. 17 Mayıs’ta Milano’dan başlayan 35. Giro’da işi on birinci etapta bitirmişti. Venedik’ten Bolzano’ya uzanan Alp etabında yaptığı atakla önemli rakipleri olan Raphael Geminiani ve Hugo Koblet’i geride bıraktı. Finişe vardığında kendisinden sonra ikinci gelecek Bartali’nin 5 dakika 20 saniye önündeydi. Genel klasmanda 8 dakikalık bir farkla rakiplerinin önünde yer alarak pembe mayoyu giydi ve yarış sonuna kadar liderliğini korudu. 25 Haziran’da başlayan Fransa Turu da hikayelerle doludur ama onları başka bir uzun yazıda anlatmak gerekir. Buradaki kısıtlı alanımızda özetleyecek olursak, Giro’da olduğu gibi Tour’da da Coppi, işi Alp etaplarında bitirdi.  Peş peşe kazandığı Alpe d’Huez ve Sestriere etaplarıyla sarı mayoyu aldı. Paris’te Parc des Princes’te biten son etabı da şampiyon olarak bitirdi. Böylece Fausto Coppi, Giro-Tour dublesini ikinci kez gerçekleştirmiş oldu.

1953 yılına gelindiğinde Coppi’nin kazanmak istediği ama kazanamadığı tek mayo dünya şampiyonluğunun gökkuşağı mayosuydu. Coppi, 1953’ü dünya şampiyonluğuna ayırmaya karar verdi ve buna göre hazırlandı. Arada İtalya Turu’nu bir kez daha kazanmayı ihmal etmedi; ama Fransa Turu’nu pas geçti ve 30 Ağustos 1953’te düzenlenecek dünya şampiyonasına hazırlandı. Bisikletçiler Lugano kentinde on beş kilometrelik bir parkuru tam on sekiz kez dönerek toplamda 270 kilometre katettiler ve yaklaşık yedi buçuk saatin sonunda, Fausto Coppi, Belçikalı Germain Derycke’in 6 dakika 22 saniye önünde birinci gelerek dünya şampiyonu oldu.

1954 yılında İtalya, hâlâ muhafazakar bir yerdi (kimbilir belki hâlâ öyledir). Hele de toplumun gözü önünde olan ve sevilen bir figürün evlilik dışı ilişkisinin ortaya çıkması İtalyanların pek de tasvip edebileceği bir haber değildi. 1954 yılında La Stampa gazetesinin muhabiri Luigi Boccaccini, bir yarış sonrası Fausto Coppi’nin beyaz elbiseli bir kadına sarılırken fotoğrafını çekti ve fotoğraf ertesi gün gazetede “Coppi’nin Beyazlı Kadını” başlığıyla yayımlandı. Coppi evliydi ve yine evli bir kadın olan Giulia Occhini ile ta 1948’de tanışmışlardı. O zamandan bu yana bir aşk yaşıyorlardı; ama şimdi, 1954’te kadının kimliği ortaya çıktığında sadece basın değil tüm İtalya başlarına üşüştü. Beraber kaldıkları evden kovuldular. Otele geçtiklerinde basın anında başlarında bitiyordu. Novi Ligure’de bir ev satın aldılar ama orada da zina yapıyorlar ihbarlarıyla polis geceleri evlerini basıyordu. Koskoca Papa bile olaya müdahil oldu ve eğer karısına dönmezse, Coppi’nin katılacağı bir İtalya Turu’nu kutsamayacağını bildirdi. Fausto’nun karısı boşanmaya asla yanaşmadı ve her şeye rağmen Coppi’nin yakın zamanda gerçekleşecek ölümüne dek Dama Bianca, Beyazlı Kadın, Giulia Occhini ve Fausto Coppi beraber yaşadılar. Birlikteliklerinden Faustino adını verdikleri bir oğulları oldu.

1959 yılının aralık ayında Burkina Faso’nun devlet başkanı Maurice Yaméogo, bisiklet sporuna olan ilgiyi artırmak için bazı ünlü bisikletçileri ülkesine davet etti ve onları ağırladı. Raphaël Géminiani, Jacques Anquetil, Louison Bobet, Roger Hassenforder ve Henry Anglade gibi isimlerin yanı sıra kariyerinin artık sonuna gelen Fausto Coppi de davet edilmişti. Bu bisikletçiler, Burkina Faso’nun yerel bisikletçileri ile yarışacaklardı. Raphaël Géminiani ve Fausto Coppi sıtma hastalığına yakalanarak eve döndüler. Géminiani iyileşti; ama Fausto Coppi, kaptığı hastalıktan bir türlü kendini kurtaramadı ve 2 Ocak 1960’da, henüz 40 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Coppi doğduğu köy olan Castellania’da kardeşi Serse’nin yakınına defnedildi. Burası günümüzde bir anıt mezar olarak ziyaretçi kabul etmektedir.

Coppi’nin döneminde, bugün doping ya da yasaklı madde olarak kabul edilen bir takım performans artırıcı maddeler ve uyarıcıların kullanımı yasak değildi. Coppi’nin, yarışma temposuna uygun beslenme biçimlerini ve özel sporcu diyetlerini bisiklet sporuna getirerek bisikletin modernleşmesine katkıda bulunduğu zaten anlatılır. Coppi, özel diyetlerinin yanı sıra, bisikletçiler arasında “La Bomba” olarak bilinen amfetamin adlı uyarıcıyı da kullandığını hiçbir zaman saklamadı. Bir gazeteci ile arasında geçen şu diyalog çok meşhurdur:

“Bisikletçiler La Bomba kullanırlar mı?”

“Evet ve kullanmıyorum diyenlerle bisiklet konuşmanın lüzumu yoktur.”

“Peki sen hiç La Bomba kullandın mı?

“Evet, gerektiği zamanlarda kullandım.”

“Ne zaman gerekiyor peki?”

“Neredeyse her zaman.”

Coppi dobra bir insandı. İtalya Turu organizatörleri kimi edisyonlarda turu Coppi’nin doğduğu kasabadan veya yakınlarından geçirerek ona saygısını gösterir. Geçtiğimiz yıllarda koşulan 100. edisyonda da peloton hem Coppi’nin hem de Bartali’nin doğduğu kasabalara uğradı. Coppi’ye duyulan saygının bir diğer göstergesi olarak 1965 yılından bu yana İtalya Turu’nun en yüksek irtifadaki yokuşu “Cima Coppi” olarak anılıyor ve bu zirveyi ilk geçen bisikletçiye diğer kategorize yokuşlardan daha çok puan veriliyor. Aralık 2017’de ise Asteroid 214820 adlı gök cismine, bu büyük bisikletçinin anısına “Faustocoppi” adı verildi. Fausto Coppi, 1940’tan 1959’a profesyonel bir yarışçı olarak on dokuz yıl boyunca pedal çevirdi. Bu on dokuz yılın üç yılı savaş nedeniyle cephede ve esir kampında geçmişti. Kariyeri boyunca on üç kez katıldığı İtalya Turu’nu beş kez kazandı. Giro’da üç kere “dağların kralı” oldu ve yirmi iki etap zaferi elde etti. Üç kez katıldığı Fransa Turu’nu iki kez kazandı. İkisinde de “dağların kralı” oldu ve toplamda dokuz etap zaferi elde etti. İspanya Turu’na ise sadece bir kez, 1959’da katıldı ve bitiremedi. Coppi anıtsal yarışlarda toplamda dokuz galibiyet elde etti. Giro di Lombardia’da dördü üst üste olmak üzere beş kez, Milano-San Remo’da üç kez ve Paris-Roubaix’de bir kez şampiyon oldu. Ronde ve Liege-Bastogne-Liege yarışlarına hiç katılmadı. Coppi dört kez İtalya Yol şampiyonu ve bir kez de Dünya Yol Şampiyonu oldu.

SON

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s