EDDY MERCKX Bölüm 2 (1969-1974)

Önceki bölüm: https://enkotuneolabilir.wordpress.com/2022/05/20/eddy-merckx-bolum-1-1945-1969/

Giro’daki hayal kırıklığının ardından Merckx teselliyi Roubaix’deki zamana karşı yarışıyla başlayan Fransa Turu’nda buldu. İlk kez katıldığı Tur’da elde ettiği altı etap galibiyetinin yanı sıra farklı klasmanlarda verilen sarı, yeşil ve puantiyeli mayoları da kimseye bırakmayarak kendisine takılan “yamyam” lakabının hakkını vermişti. 1969 yılında bu büyük turu ilk kez kazanırken Merckx, gelecek yıllarda dört kez daha kazanarak gençlik kahramanı Jacques Anquetil’i yakalayacak ve Fransa Turu’nu en çok kazanan bisikletçiler arasına girecekti. Eylül 1969’da, motosikletle hızlandırılmış bisikletlerin yarıştığı bir “omnium” yarışında, herkesi arkasında bırakmaya alışık olan Merckx, ölümün nefesini de ensesinde hissetti. Blois’teki yarışta Merckx’in motosikletli yardımcısı Fernand Wambst kötü bir kazaya karıştı. Peşinden gelen Merckx de kendini kurtaramadı ve kafa üstü yere kapaklandı. Feci kazada Wambst ne yazık ki hayatını kaybederken, Merckx sırtından ve kalçasından yaralandı. Hastane yatağındaki iyileşme süreci altı ayı buldu.

Kazanın etkilerini atması uzun sürse de Eddy Merckx, 1970’te, yine soğuk ve yağmurlu bir günde, Paris-Roubaix yarışını bir kez daha kazandı.  İkinci gelen Roger de Vlaeminck’le arasındaki beş dakika yirmi bir saniyelik süre, bu yarışın tarihinde birinci ile ikinci arasındaki en büyük farktır.

1971’de Merckx, yine takım değiştirdi ve bir başka İtalyan takımı olan Molteni’ye transfer oldu. Zaferlere rağmen kötü haberlerin hüküm sürdüğü birkaç yılın ardından 1971 senesi ve yeni takımı Molteni’nin o meşhur turuncu forması Merckx’e iyi geldi ve o yıl Paris-Nice’i, Milano-San Remo’yu, Belçika Turu’nu, Fransa Turu’nu, Omloop’u, Dünya Yol Yarışı Şampiyonluğu’nu ve Lombardia Turu’nu kazandı. (Boşuna yamyam dememişler.) Lombardia zaferi Merckx için bir ilkti ve bu bisikletin beş anıtsal yarışının hepsini en az bir kez kazanması anlamına geliyordu.

Eddy Merckx’in “Yamyam” lakabının, yani “The Cannibal”ın kendisine Peugeot takımındaki bir takım arkadaşının (bir rivayete göre Christian Raymond’ın) kızı tarafından yakıştırıldığı anlatılır. Merckx’in kimsenin yarış kazanmasına izin vermediği, bütün yarışları kazanmak istediği anlatılırken –çünkü bisiklet yarışları türlü türlüdür, fiziksel özelliklerine göre her yarışa uygun bir bisikletçi profili vardır, tek bir yarışçının bütün yarışları kazanması beklenmez- kız, “o halde o bir yamyam olmalı,” yakıştırmasını yapınca lakap Merckx’in üzerine pek de uygun bir biçimde yapışıp kalmış. Sahiden de Merckx yolda kimseye taviz vermez ve kazanmasına gerek olmayan yarışları bile kazanmaya çalışırdı. Merckx’in daha az bilinen lakapları ise “iki tekerleklinin Einstein’ı” ve Jacques Goddet tarafında “Le Géant” yani “Dev” idi.

1972 sezonunda Merckx, Paris-Nice yarışında turunda düştü ve omurgasında bir kırık oluştu. Doktorların tam aksini önermesine karşın turu bırakmayan Merckx, son etaptaki zamana karşı yarışta Raymond Poulidor’a geçilerek genel klasmanda ikinci oldu. Paris- Roubaix’de de kaza yapan Merckx buna rağmen sezonun kalanında kendini çabuk toparladı. Önce, üç gün içinde, tek günlük Ardennes klasiklerinden La Fleche Wallonne’u ve Liege-Bastogne-Liege’i kazandı ve bu dubleyi yapabilen üçüncü yarışçı oldu. Sonra da hem Giro’yu hem de Fransa Turu’nu aynı sezonda kazanarak, Giro-Tour dublesi yaptı. Günümüz yarışlarını düşündükçe bu yazdıklarım bana inanılmaz geliyor.

1972 sezonunun devamında Eddy Merckx, saat rekoruna da el attı. Bir bisikletçinin, bir saatlik sürede tek başına gidebileceği maksimum mesafe ile ölçülen saat rekoru, Ağustos 1972’de, iki bin üç yüz metre rakımdaki Mexico City’de Merckx tarafından denendi. Belçikalı bisikletçi kırk dokuz kilometre dört yüz otuz bir metre ile rekorun sahibi olurken, bu yarışı “hayatımın en zor sürüşüydü,” diyerek tanımlayacaktı. Bu rekor, 1984 yılında Francesco Moser tarafından elli kilometrenin üzerine taşınana dek, on iki yıl boyunca Merckx’te kaldı. Günümüzde, gelişen teknoloji ile daha hafif bisikletlerin ve aerodinamik ekipmanların imalatları ile hem kurallar değiştirildi hem de rekor ilerledi. Merckx’in o zamanki başarısı özellikle Belçika’da büyük yankı buldu ve yarışçının adı Brüksel’de bir metro istasyonuna verildi. Rekoru kırdığı gün bindiği bisiklet de bu istasyondaki bir vitrinde sergilenmektedir.

1973 Merckx için bir başka çılgın yıl oldu. Önce doksan günlük bir periyod içinde dört bahar klasiğini (Omloop, Liege-Bastogne-Liege, Paris Roubaix ve Amstel Gold Race) midesine indiren “yamyam” sezonun geri kalanında Giro’yu ve İspanya Turu’nu kazanarak bu iki turu aynı sezonda kazanan ilk bisikletçi oldu. 1973 yılındaki bu Vuelta zaferi, Merckx’in bütün büyük turları en az bir kez kazanmış bir bisikletçi olduğunu da ilan ediyordu.

Görkemli ama zor geçecek 1974 sezonunun başlangıcında Eddy Merckx rakipleri ile değil hastalıklarla boğuşuyordu. Bu nedenle 1974 yılı tarihe Merckx’in hiçbir bahar klasiği kazanamadığı yıl olarak yazıldı. Buna rağmen İtalya Turu’na dek kendini toparlayan Merckx, tura zayıf bir başlangıç yapsa da sonrasında kendini toparladı ve bu büyük turu beşinci kez kazandı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s