SOKRATES’İN YORULMASI

"...bundan sonra olacaklar hakkında bir kehanette bulunmak istiyorum, çünkü insanların özellikle kehanette bulunabileceği bir konumda, ölmek üzereyim ...beni çarptırdığınız cezadan çok daha ağırına çarpılacaksınız." -Platon [Sokrates'in Savunması, İş Bankası, s.60] Platon, eserinde Sokrates'in ağzından böyle konuşuyor. Bir intikam kehaneti de denebilir buna. Devam eden satırlarda Sokrates ve dolayısıyla Platon, bu intikamın Sokrates'in takipçisi olan gençler... Okumaya Devam et →

KARŞILAŞMALAR

"Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? " [Ömer Hayyam, 331. rubai] "...zaman ve gökyüzü ileride yok olmaları gerekirse birlikte yaratıldıkları için birlikte yok olacaklar." [Platon, Timaios, Say, s.47]

QUAI D’ORLEANS 75004 PARİS

Fotoğraftaki balıkçılara Paris'te, bir yürüyüş esnasında tesadüfen rastlamıştım. Notre Dame katedralinin hemen altındaki kıyıda balık tutuyorlardı. Çok da temiz olmayan Seine nehrinde balık tutulduğunu bilmiyordum. Üstelik bu adamlar öyle amatör tiplere de benzemiyorlardı. Eskiden balık hali olan mahalleye de (Les Halles) yakın olduğumuz için, zamanda yolculuk yapmış gibi hissettim. Sonra bu konuyu biraz araştırdım: Seine,... Okumaya Devam et →

BERNARD HINAULT

1.Etap: Yffiniac – Küçük Holigan Fransız bisikletinin büyük patronu Bernard Hinault, 14 Kasım 1954'te, Fransa'nın kuzeyindeki Breton bölgesinde küçük bir köy olan Yffiniac'ta doğdu. Ailesi çiftçiydi ve babası bir dönem demir yolu işçisi olarak da çalışmıştı. Bisikletçilerin lakapları meşhurdur ve neredeyse her büyük bisikletçinin, en az kendisi kadar ünlü bir lakabı vardır. Hinault küçükken ele... Okumaya Devam et →

ÜÇ SÖZCÜK

"Dünya, olduğu gibi olan herşeydir." Wittgenstein'in Tractatus'u, Oruç Aruoba'nın çevirisi ile böyle başlıyor. Ama aslen, kitabın başında bir de epigraf var: "M o t t o : ... ve kişinin bütün bildiği, gürültü-patırtı içinde kulağına çalınanlar değil, üç sözcükle söylenebilir." KÜRNBERGER Tümcenin tamamı şöyledir: "Böylece, kocaman tasarım dünyaları, kişi onlara egemense, bir ceviz kabuğuna sığar... Okumaya Devam et →

STOCK-IM-EISEN-PLATZ 1010 VİYANA

Gülhane’den yukarıya, Ayasofya’ya doğru yürüyorum. Karlar ayağımın altında kıtır kıtır ses çıkarıyor. Nurdan, başında kırmızı beresiyle, Yerebatan Sarnıcı’nın önünde dururken, onu yolun aşağısından bile seçebiliyorum. Bembeyaz karların içinde açmış, nadide bir gelincik gibi, beni bekliyor. Birkaç defa kayıp düşme tehlikesi atlatmama rağmen adımlarımı hızlandırıyorum. Yolun yarısında ona el sallamaya başlıyorum zaten. Onunla buluşmaya geç kalmadığım... Okumaya Devam et →

1892 LIEGE BASTOGNE LIEGE

Yol bisikletinin beş anıtsal yarışından biri olan Liege-Bastogne-Liege, bu yarışlar içinde en eskisidir. Zamanında zengin kömür yatakları ile demir-çelik endüstrisinde boy vermiş kasvetli işçi kenti Liege, Belçika'nın Fransızca konuşulan kesimi olan ve bisiklete düşkünlükleri ile bilinen Valon bölgesinin de merkeziydi. Yeni kurulan "Liege Cyclist Union" adlı bisiklet derneğinin üyeleri, Liege'i merkez alan bir bisiklet yarışı... Okumaya Devam et →

EDDY MERCKX

1.Etap: Brabant - Lettelingen Edouard Louis Joseph Merckx ya da peletonda bildiğimiz adıyla Eddy Merckx, 17 Haziran 1945’te, Belçika’nın Flaman bölgesindeki Brabant’ın, Meensel-Kiezegem adlı küçük bir kasabasında doğdu. Eddy, başlangıçta her Belçikalı çocuk gibi futbolu ve tenisi de denemişti ama sonunda bisiklette karar kıldı ve bisikletçi lisansını 1961 yılında, 16 yaşındayken aldı. İlk akıl hocası... Okumaya Devam et →

KÜRK YAKALI KAFTANLA OTOPORTRE

Nuremberg şehrinin yetkilileri 1799 yılında, ressam Albrecht Dürer'in "Kürk Yakalı Kaftanla Otoportre" isimli tablosunu, kopyalaması için Abraham Küffner'e emanet ediyor. Aslen sanat simsarı olan ve iyi de bir ressam olduğu anlaşılan Küffner, aldığı özel izinle bu eseri birebir kopyalıyor. Yetkililer geri dönecek eserin taklit değil de orijinal olduğunu anlamak için, Küffner'e teslim etmeden önce eserin... Okumaya Devam et →

PLACE DE LA CONCORDE 75018 PARİS

Fotoğrafı Paris'te, Concorde meydanında çektim. Şehir hoş bir gün batımına hazırlanıyordu. Concorde meydanı, şehrin iki kalabalık bölgesini, Louvre/Tuileries bahçeleri ile Champs Elysees'i birbirine bağlasa da, gün içinde otobüslerinden inip fotoğraf çeken turistler dışında fazla kalabalık barındırmaz. Belki de Fransız Devrimi'nden sonra pek çok kişinin kafası giyotinle burada kesildiği için. 16. Louis, Marie Antoinette, Robespierre... Belki... Okumaya Devam et →

1964 CHEVROLET IMPALA

2017 Mart ayında İletişim Yayınları'ndan çıkan ikinci romanım Duman Otel'deki ana karakter Emin'in, babasından yadigar (babasına da Emin'in dedesinden geçmiş, aile yadigarı yani) 1964 model Chevrolet İmpala marka bir arabası var. İmpala modeli, Chevrolet markasının 1958'den 2000'li yıllara dek uzanan ve çeşitli değişikliklerden geçmiş klasik bir tasarımı. Bu değişikliklerin kimisi yıldan yıla farklılık gösteren büyük... Okumaya Devam et →

LOVEJOY

1986 yılında yayınlanmaya başlayan BBC yapımı bu polisiye dizinin ana karakteri olan yaman antikacı Lovejoy, çocukluğumun en özel kahramanlarından biriydi. Lovejoy bir antika uzmanıydı ve eşsiz saha bilgisiyle, o müzayede senin bu müzayede benim koşturup müşterileri adına alım satım yapıyordu. Dizinin doğası gereği, hemen her bölüm peşinde olduğu antikalarla ilgili  polisiye mevzulara bulaşıyordu. Lovejoy sıra... Okumaya Devam et →

KILLING THEM SOFTLY

1974 yılında yazılmış bir romandan, 2008’deki büyük ekonomik kriz esnasında geçecek şekilde uyarlanmış 2012 tarihli bir film hakkında 2017 yılında bir yazı yazıyorum. Zamana üstün gelmiş, zamane olmayı aşmış bir filmden bahsediyoruz belki de. Killing Them Softly’yi 2012’den bu yana çeşitli sebeplerle beş kere izledim. Filmin, ileride, suç filmi klasikleri arasında gösterilmesi beni şaşırtmaz. Taşıdığı... Okumaya Devam et →

SOFİST

Antik Çağ’ın lanetli biraderleri olan sofistler, ilk başta, bilgiyi sorgulayarak ve şüpheyi düşünceye sokarak felsefe sahnesine nefis bir giriş yapmışlardı. Pek kısa bir zaman içerisinde bu sorgulama ve şüphe, tehlikeli bir akıl yürütmeye ve sonra da kullanışlı, kaypak bir ilkeye dönüştü: Düşünmek, var olan bir şeyi düşünmektir. Yanlış düşünmek ise var olmayan bir şeyi düşünmektir.... Okumaya Devam et →

SONG TO WOODY: SON İDOLÜN DONLARI

“Bu şarkı 1960 kışında yazıldı. New York’ta, 8. caddedeki bir dükkanda. Sid ve Bob Gleason’ların oradan, East Orange, New Jersey’den geldiğim o dondurucu gecelerden bir tanesiydi. Woody de oradaydı o gün ve Şubat’tı. Pazar gecesiydi ve sadece Woody hakkında düşündüm. Onun için endişelendim, gittikçe daha da çok düşündüm ve daha da çok endişelendim. Sonunda beş... Okumaya Devam et →

“Modern Bir Faust Romanı”

Berkay Üzüm, Cumhuriyet Kitap Eki'nin 6 Ağustos 2015'teki sayısında ilk romanım Simsiyah hakkında bir yazı yazdı: Bülent Çallı'nın ilk romanı "Simsiyah", gölgelerde gizlenen ürpertici bir hikaye anlatıyor. İstanbul'un kültürel dokusunun sıkça göz önüne serildiği kitap, sadece yeni bir yazarı değil, bir anti-kahramanı da okurlarla buluşturuyor. Aynı zamanda müzisyen olan Bülent Çallı, kurgusunu bir senfoni gibi... Okumaya Devam et →

“Sizi Öldürmeyen Şey Şakacı Biri Yapar”

"Edebiyat Haber" ile ilk romanım Simsiyah üzerine bir söyleşi yaptık. Bülent Çallı’nın ilk romanı Simsiyah, İletişim Yayınları tarafından basıldı. Çağdaş bir Faust, Mefisto ya da Saint Germain Kontu anlatısı olarak da okunabilecek roman, tüm bunları İstanbul’un yerelliğiyle harmanlayarak ortaya sıkı bir serüven çıkarıyor. İlk kitabını çıkaran yazarla yaratım sürecini ve romanın olası yorumlarını konuştuk. Hikâyede tekrar eden... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑