1892 LIEGE BASTOGNE LIEGE

Yol bisikletinin beş anıtsal yarışından biri olan Liege-Bastogne-Liege, bu yarışlar içinde en eskisidir. Zamanında zengin kömür yatakları ile demir-çelik endüstrisinde boy vermiş kasvetli işçi kenti Liege, Belçika'nın Fransızca konuşulan kesimi olan ve bisiklete düşkünlükleri ile bilinen Valon bölgesinin de merkeziydi. Yeni kurulan "Liege Cyclist Union" adlı bisiklet derneğinin üyeleri, Liege'i merkez alan bir bisiklet yarışı... Okumaya Devam et →

EDDY MERCKX

1.Etap: Brabant - Lettelingen Edouard Louis Joseph Merckx ya da peletonda bildiğimiz adıyla Eddy Merckx, 17 Haziran 1945’te, Belçika’nın Flaman bölgesindeki Brabant’ın, Meensel-Kiezegem adlı küçük bir kasabasında doğdu. Eddy, başlangıçta her Belçikalı çocuk gibi futbolu ve tenisi de denemişti ama sonunda bisiklette karar kıldı ve bisikletçi lisansını 1961 yılında, 16 yaşındayken aldı. İlk akıl hocası... Okumaya Devam et →

KÜRK YAKALI KAFTANLA OTOPORTRE

Nuremberg şehrinin yetkilileri 1799 yılında, ressam Albrecht Dürer'in "Kürk Yakalı Kaftanla Otoportre" isimli tablosunu, kopyalaması için Abraham Küffner'e emanet ediyor. Aslen sanat simsarı olan ve iyi de bir ressam olduğu anlaşılan Küffner, aldığı özel izinle bu eseri birebir kopyalıyor. Yetkililer geri dönecek eserin taklit değil de orijinal olduğunu anlamak için, Küffner'e teslim etmeden önce eserin... Okumaya Devam et →

1964 CHEVROLET IMPALA

2017 Mart ayında İletişim Yayınları'ndan çıkan ikinci romanım Duman Otel'deki ana karakter Emin'in, babasından yadigar (babasına da Emin'in dedesinden geçmiş, aile yadigarı yani) 1964 model Chevrolet İmpala marka bir arabası var. İmpala modeli, Chevrolet markasının 1958'den 2000'li yıllara dek uzanan ve çeşitli değişikliklerden geçmiş klasik bir tasarımı. Bu değişikliklerin kimisi yıldan yıla farklılık gösteren büyük... Okumaya Devam et →

LOVEJOY

1986 yılında yayınlanmaya başlayan BBC yapımı bu polisiye dizinin ana karakteri olan yaman antikacı Lovejoy, çocukluğumun en özel kahramanlarından biriydi. Lovejoy bir antika uzmanıydı ve eşsiz saha bilgisiyle, o müzayede senin bu müzayede benim koşturup müşterileri adına alım satım yapıyordu. Dizinin doğası gereği, hemen her bölüm peşinde olduğu antikalarla ilgili  polisiye mevzulara bulaşıyordu. Lovejoy sıra... Okumaya Devam et →

KILLING THEM SOFTLY

1974 yılında yazılmış bir romandan, 2008’deki büyük ekonomik kriz esnasında geçecek şekilde uyarlanmış 2012 tarihli bir film hakkında 2017 yılında bir yazı yazıyorum. Zamana üstün gelmiş, zamane olmayı aşmış bir filmden bahsediyoruz belki de. Killing Them Softly’yi 2012’den bu yana çeşitli sebeplerle beş kere izledim. Filmin, ileride, suç filmi klasikleri arasında gösterilmesi beni şaşırtmaz. Taşıdığı... Okumaya Devam et →

SOFİST

Antik Çağ’ın lanetli biraderleri olan sofistler, ilk başta, bilgiyi sorgulayarak ve şüpheyi düşünceye sokarak felsefe sahnesine nefis bir giriş yapmışlardı. Pek kısa bir zaman içerisinde bu sorgulama ve şüphe, tehlikeli bir akıl yürütmeye ve sonra da kullanışlı, kaypak bir ilkeye dönüştü: Düşünmek, var olan bir şeyi düşünmektir. Yanlış düşünmek ise var olmayan bir şeyi düşünmektir.... Okumaya Devam et →

SONG TO WOODY: SON İDOLÜN DONLARI

“Bu şarkı 1960 kışında yazıldı. New York’ta, 8. caddedeki bir dükkanda. Sid ve Bob Gleason’ların oradan, East Orange, New Jersey’den geldiğim o dondurucu gecelerden bir tanesiydi. Woody de oradaydı o gün ve Şubat’tı. Pazar gecesiydi ve sadece Woody hakkında düşündüm. Onun için endişelendim, gittikçe daha da çok düşündüm ve daha da çok endişelendim. Sonunda beş... Okumaya Devam et →

“Modern Bir Faust Romanı”

Berkay Üzüm, Cumhuriyet Kitap Eki'nin 6 Ağustos 2015'teki sayısında ilk romanım Simsiyah hakkında bir yazı yazdı: Bülent Çallı'nın ilk romanı "Simsiyah", gölgelerde gizlenen ürpertici bir hikaye anlatıyor. İstanbul'un kültürel dokusunun sıkça göz önüne serildiği kitap, sadece yeni bir yazarı değil, bir anti-kahramanı da okurlarla buluşturuyor. Aynı zamanda müzisyen olan Bülent Çallı, kurgusunu bir senfoni gibi... Okumaya Devam et →

“Sizi Öldürmeyen Şey Şakacı Biri Yapar”

"Edebiyat Haber" ile ilk romanım Simsiyah üzerine bir söyleşi yaptık. Bülent Çallı’nın ilk romanı Simsiyah, İletişim Yayınları tarafından basıldı. Çağdaş bir Faust, Mefisto ya da Saint Germain Kontu anlatısı olarak da okunabilecek roman, tüm bunları İstanbul’un yerelliğiyle harmanlayarak ortaya sıkı bir serüven çıkarıyor. İlk kitabını çıkaran yazarla yaratım sürecini ve romanın olası yorumlarını konuştuk. Hikâyede tekrar eden... Okumaya Devam et →

TALKIN’ NEW YORK

“Ne tür müzik yapıyorsun?” “Folk müzik.” “Folk Müzik ne tür bir müziktir?” Kuşaktan kuşağa geçen geleneksel şarkılar olduğunu söyledim. Bu tarz sorulardan nefret ediyordum. Bu soruları duymazdan gelmek istedim. Billy’nin (James) benimle ilgili bazı şüpheleri var gibi geldi bana ki benim için hava hoştu. Onun sorularını cevaplamak istemiyordum zaten. Kimseye bir şey açıklayasım yoktu. “Buraya nasıl... Okumaya Devam et →

BOB DYLAN’IN İLK ALBÜMÜ: İKİ MİKROFON VE 402 DOLAR.

Columbia Records’un New York’taki başı dumanlı binasındaki ofislerden bir tanesinde, meşhur yetenek avcısı John Hammond, Bob Dylan’ı karşısına aldı ve şöyle dedi:  “Sana işin aslını söyleyeyim. Yetenekli bir gençsin. Eğer bu yeteneğine odaklanıp onu kontrol edebilirsen, bir şeyler yaparsın. Seni oyuna alacağım ve bir albüm kaydedeceğiz.  Sonrasında neler olacağını görürüz.” Yıl 1961’di. John, Bob’a,  ilk... Okumaya Devam et →

V FOR VENDETTA

“Hatırla. Hatırla. 5 Kasım’ı hatırla.” Wachowski’lerin senaryosunu yazıp, yapımcısı olduğu 2005 tarihli V For Vendetta adlı filmi izlediyseniz bu tekerlemenin ne anlama geldiğini de bilirsiniz. Film, yayınlandıktan sonra bu tekerleme ve malum maske büyük bir popülariteye ulaşıp, baskıcı hükümetlere karşı direnen ülkelerdeki gençlerin ortak simgesi olmuştu. Film aynı isimli bir grafik romandan yola çıkılarak çekilmişti.... Okumaya Devam et →

100%

Grafik roman tanımının ilk olarak 1964 yılında kullanıldığı söylenir ama bir çoklarına göre, bildiğimiz anlamdaki ilk grafik roman, 1978’de yayımlanan Will Eisner’in A Contract With God adlı eseridir. Nedir bu grafik roman dedikleri? Levent Cantek'e göre grafik roman, çizgi roman üreticilerinin yaptıkları işin niteliğini belirginleştirmek için yaptıkları bir çıkıştır. Her şeyi başaran, daima kazanan kahramanların... Okumaya Devam et →

ANTICHRIST

“Rüyalar artık psikolojinin ilgisini çekemiyor. Freud öldü, ne de olsa.”                       (Filmde kadının seslendirdiği bir replik.) En iyimser bir tabirle, her zaman “arızalı” bir yanı olduğunu düşündüğüm Lars Von Trier’in daha önceki filmlerine benzemeyen bir filmle karşı karşıya olduğumuzu söylemeliyim. Yönetmenin daha önce de insan... Okumaya Devam et →

“Downtown To Ghetto”

Yavuz Hakan Tok, ülkemizde sayısı az olan, müziği hakkıyla yazabilen bir kaç yazardan bir tanesi. Grubum Snakeroot'un "Downtown To Ghetto" albümüne dikkat edip, sırf dinlemiş olsa bile bizim için bir madalya olurdu. O ise yazısıyla bizi mutlu etti ve derdimizi anlamasıyla da yalnızlığımızı azalttı. Kendi bloğunda yayınladığı yazıyı burada da paylaşıyorum. Yazının orijinali ve başka değerli... Okumaya Devam et →

THE COOK, THE THIEF, HIS WIFE AND HER LOVER

Peter Greenaway’in gözalıcı filmi, 1990’da İstanbul Film Festivali’nde oynamıştı. O zaman kaçıranlar bir sonraki sefer için epey bir beklemek zorunda kaldılar. Çünkü filmin ticari gösterimi için Türkiye’deki sinema salonlarına çıkması ancak 1995 yılında gerçekleşebildi. Böyle bir zaman kaymasından ötürü asıl anlatmak istediği şeyin biraz ötesine düşmüş olsa da muhayyilesi yüksek; sembollerden, resim sanatından, geleneksel tiyatrodan gani... Okumaya Devam et →

BİZ / ENTROPİ / İNSAN İNSANIN KURDUDUR

KAYIT 41: Biz/Entropi/İnsan İnsanın Kurdudur Birkaç gündür bir şey kaydedemedim. Tam olarak kaç gün oldu bilmiyorum. Bu aralar bütün günler tek bir gün gibi geliyor bana. P-502 incelemem için odama bir kitap bıraktı. Bir kitap, evet. Tüylerinizin diken diken olduğunu ve bir tatar yayı gibi gerildiğinizi hissedebiliyorum. Eski insanların hayal gücü denilen o illetten ürettikleri bir... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑