V For Vendetta

“Hatırla. Hatırla. 5 Kasım’ı hatırla.” Wachowski’lerin senaryosunu yazıp, yapımcısı olduğu 2005 tarihli V For Vendetta adlı filmi izlediyseniz bu tekerlemenin ne anlama geldiğini de bilirsiniz. Film, yayınlandıktan sonra bu tekerleme ve malum maske büyük bir popülariteye ulaşıp, baskıcı hükümetlere karşı direnen ülkelerdeki gençlerin ortak simgesi olmuştu. Film aynı isimli bir grafik romandan yola çıkılarak çekilmişti.... Okumaya Devam et →

100%: Paul Pope’tan Modern İnsan Güzellemesi.

Grafik roman tanımının ilk olarak 1964 yılında kullanıldığı söylenir ama bir çoklarına göre, bildiğimiz anlamdaki ilk grafik roman, 1978’de yayımlanan Will Eisner’in A Contract With God adlı eseridir. Nedir bu grafik roman dedikleri? Levent Cantek'e göre grafik roman, çizgi roman üreticilerinin yaptıkları işin niteliğini belirginleştirmek için yaptıkları bir çıkıştır. Her şeyi başaran, daima kazanan kahramanların... Okumaya Devam et →

Anti-Christ

“Rüyalar artık psikolojinin ilgisini çekemiyor. Freud öldü, ne de olsa.”                       (Filmde kadının seslendirdiği bir replik.) En iyimser bir tabirle, her zaman “arızalı” bir yanı olduğunu düşündüğüm Lars Von Trier’in daha önceki filmlerine benzemeyen bir filmle karşı karşıya olduğumuzu söylemeliyim. Yönetmenin daha önce de insan... Okumaya Devam et →

Yavuz Hakan Tok, Downtown To Ghetto hakkında yazdı!

Yavuz Hakan Tok, ülkemizde sayısı az olan, müziği hakkıyla yazabilen bir kaç yazardan bir tanesi. Grubum Snakeroot'un "Downtown To Ghetto" albümüne dikkat edip, sırf dinlemiş olsa bile bizim için bir madalya olurdu. O ise yazısıyla bizi mutlu etti ve derdimizi anlamasıyla da yalnızlığımızı azalttı. Kendi bloğunda yayınladığı yazıyı burada da paylaşıyorum. Yazının orijinali ve başka değerli... Okumaya Devam et →

Aşçı, Hırsız, Karısı ve Aşığı

THE COOK, THE THIEF, HIS WIFE AND HER LOVER Peter Greenaway, 1989 Peter Greenaway’in gözalıcı filmi, 1990’da İstanbul Film Festivali’nde oynamıştı. O zaman kaçıranlar bir sonraki sefer için epey bir beklemek zorunda kaldılar. Çünkü filmin ticari gösterimi için Türkiye’deki sinema salonlarına çıkması ancak 1995 yılında gerçekleşebildi. Böyle bir zaman kaymasından ötürü asıl anlatmak istediği şeyin biraz... Okumaya Devam et →

Biz / Entropi / İnsan İnsanın Kurdudur.

KAYIT 41: Biz/Entropi/İnsan İnsanın Kurdudur Birkaç gündür bir şey kaydedemedim. Tam olarak kaç gün oldu bilmiyorum. Bu aralar bütün günler tek bir gün gibi geliyor bana. P-502 incelemem için odama bir kitap bıraktı. Bir kitap, evet. Tüylerinizin diken diken olduğunu ve bir tatar yayı gibi gerildiğinizi hissedebiliyorum. Eski insanların hayal gücü denilen o illetten ürettikleri bir... Okumaya Devam et →

Bob Dylan: Lyon Konseri

Lyon'a iki gün önceden geldik. Çok şey vaat etmese de sakin ve huzurlu bir şehir. Eski şehirde, katedralin çevresindeki dükkanlar ve lokantalar vakit öldürmek için ideal. Holywood'a çok hizmetleri dokunmuş Dan Ohlmann'ın Minyatür Müzesinde (Ayrı bir yazı konusu) koca bir günü yiyebilirsiniz zaten. Konserden bir gün önce sürekli yağmur yağdı ve hava enikonu soğuktu. Fakat... Okumaya Devam et →

Olağan Şüpheliler

Sonu, izleyeni ters köşeye yatıran filmler hakkında yazı yazmak kolay bir iş değil.  Bu tür filmleri ilk kez izleyecek birisi için bu keyfin daha en başından katledilmesi ihtimali var. Ben filmlerin sonunu bilerek açık etmenin vandallık olduğunu düşünüyorum. Gerçi, ilk gösterime girdiği tarihten bu yana yirmi yıla yakın bir süre geçmiş bir filmin sırları, popüler... Okumaya Devam et →

Johnny Cash At Folsom Prison

Johnny Cash, Folsom hapishanesinde, mahkûmlar için vereceği konserini kaydetmeden bir gece önce, El Rancho Motel’de sıkıntılı bir bekleyiş içinde. Gelen haberlere göre Nashville’de hava durumu oldukça kötü ve konserinde ona eşlik edecek The Statler Brothers’ı, Carl Perkins'i, Cash’in eşlik grubu The Tennessee Three’yi ve de Columbia şirketinden prodüktör Bob Johnston’u buraya, Sacramento’ya getirecek uçağın kalkıp... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑