1893 LIEGE BASTOGNE LIEGE

İlk Liege Bastogne Liege yarışı halkın ve o dönemki medyanın ilgisini çekince organizayonun sahipleri olan Liege Cylist Union bisiklet kulübünün yöneticileri hemen ikincisini düzenlemeye giriştiler. Bu işe kalkışırlarken akıllarında olan asıl plan, Liege - Paris - Liege turu imkan dahilinde gözükmüyordu. Liege Bastogne Liege bile ancak 17 yarışçı tarafından zor bela bitirilebilmişti. Böylece Paris hayallerini... Continue Reading →

PYTHAGORAS’IN KURALLARI

Pythagoras tarikatının kimi kuralları şunlarmış: 1. Baklagillerden sakınmak. 2. Yere düşeni kaldırmamak. 3. Beyaz horoza dokunmamak. 4. Ekmeği koparmamak. 5. Çapraz çubukların üzerinden atlamamak. 6. Ateşi demirle karıştırmamak. 7. Bütün bir ekmekten yememek. 8. Başa takılan çelengi koparmamak. 9. Dörtlük esasına dayanan bir ölçüye göre yapılmış cisimlerin üzerinde oturtmamak. 10. Yürek yememek. 11. Ana yollarda... Continue Reading →

SOKRATES’İN YORULMASI

"...bundan sonra olacaklar hakkında bir kehanette bulunmak istiyorum, çünkü insanların özellikle kehanette bulunabileceği bir konumda, ölmek üzereyim ...beni çarptırdığınız cezadan çok daha ağırına çarpılacaksınız." -Platon [Sokrates'in Savunması, İş Bankası, s.60] Platon, eserinde Sokrates'in ağzından böyle konuşuyor. Bir intikam kehaneti de denebilir buna. Devam eden satırlarda Sokrates ve dolayısıyla Platon, bu intikamın Sokrates'in takipçisi olan gençler... Continue Reading →

KARŞILAŞMALAR

"Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? " [Ömer Hayyam, 331. rubai] "...zaman ve gökyüzü ileride yok olmaları gerekirse birlikte yaratıldıkları için birlikte yok olacaklar." [Platon, Timaios, Say, s.47]

BERNARD HINAULT

1.Etap: Yffiniac – Küçük Holigan Fransız bisikletinin büyük patronu Bernard Hinault, 14 Kasım 1954'te, Fransa'nın kuzeyindeki Breton bölgesinde küçük bir köy olan Yffiniac'ta doğdu. Ailesi çiftçiydi ve babası bir dönem demir yolu işçisi olarak da çalışmıştı. Bisikletçilerin lakapları meşhurdur ve neredeyse her büyük bisikletçinin, en az kendisi kadar ünlü bir lakabı vardır. Hinault küçükken ele... Continue Reading →

ÜÇ SÖZCÜK

"Dünya, olduğu gibi olan herşeydir." Wittgenstein'in Tractatus'u, Oruç Aruoba'nın çevirisi ile böyle başlıyor. Ama aslen, kitabın başında bir de epigraf var: "M o t t o : ... ve kişinin bütün bildiği, gürültü-patırtı içinde kulağına çalınanlar değil, üç sözcükle söylenebilir." KÜRNBERGER Tümcenin tamamı şöyledir: "Böylece, kocaman tasarım dünyaları, kişi onlara egemense, bir ceviz kabuğuna sığar... Continue Reading →

1892 LIEGE BASTOGNE LIEGE

Yol bisikletinin beş anıtsal yarışından biri olan Liege-Bastogne-Liege, bu yarışlar içinde en eskisidir. Zamanında zengin kömür yatakları ile demir-çelik endüstrisinde boy vermiş kasvetli işçi kenti Liege, Belçika'nın Fransızca konuşulan kesimi olan ve bisiklete düşkünlükleri ile bilinen Valon bölgesinin de merkeziydi. Yeni kurulan "Liege Cyclist Union" adlı bisiklet derneğinin üyeleri, Liege'i merkez alan bir bisiklet yarışı... Continue Reading →

EDDY MERCKX

1.Etap: Brabant - Lettelingen Edouard Louis Joseph Merckx ya da peletonda bildiğimiz adıyla Eddy Merckx, 17 Haziran 1945’te, Belçika’nın Flaman bölgesindeki Brabant’ın, Meensel-Kiezegem adlı küçük bir kasabasında doğdu. Eddy, başlangıçta her Belçikalı çocuk gibi futbolu ve tenisi de denemişti ama sonunda bisiklette karar kıldı ve bisikletçi lisansını 1961 yılında, 16 yaşındayken aldı. İlk akıl hocası... Continue Reading →

KÜRK YAKALI KAFTANLA OTOPORTRE

Nuremberg şehrinin yetkilileri 1799 yılında, ressam Albrecht Dürer'in "Kürk Yakalı Kaftanla Otoportre" isimli tablosunu, kopyalaması için Abraham Küffner'e emanet ediyor. Aslen sanat simsarı olan ve iyi de bir ressam olduğu anlaşılan Küffner, aldığı özel izinle bu eseri birebir kopyalıyor. Yetkililer geri dönecek eserin taklit değil de orijinal olduğunu anlamak için, Küffner'e teslim etmeden önce eserin... Continue Reading →

1964 CHEVROLET IMPALA

2017 Mart ayında İletişim Yayınları'ndan çıkan ikinci romanım Duman Otel'deki ana karakter Emin'in, babasından yadigar (babasına da Emin'in dedesinden geçmiş, aile yadigarı yani) 1964 model Chevrolet İmpala marka bir arabası var. İmpala modeli, Chevrolet markasının 1958'den 2000'li yıllara dek uzanan ve çeşitli değişikliklerden geçmiş klasik bir tasarımı. Bu değişikliklerin kimisi yıldan yıla farklılık gösteren büyük... Continue Reading →

LOVEJOY

1986 yılında yayınlanmaya başlayan BBC yapımı bu polisiye dizinin ana karakteri olan yaman antikacı Lovejoy, çocukluğumun en özel kahramanlarından biriydi. Lovejoy bir antika uzmanıydı ve eşsiz saha bilgisiyle, o müzayede senin bu müzayede benim koşturup müşterileri adına alım satım yapıyordu. Dizinin doğası gereği, hemen her bölüm peşinde olduğu antikalarla ilgili  polisiye mevzulara bulaşıyordu. Lovejoy sıra... Continue Reading →

KILLING THEM SOFTLY

1974 yılında yazılmış bir romandan, 2008’deki büyük ekonomik kriz esnasında geçecek şekilde uyarlanmış 2012 tarihli bir film hakkında 2017 yılında bir yazı yazıyorum. Zamana üstün gelmiş, zamane olmayı aşmış bir filmden bahsediyoruz belki de. Killing Them Softly’yi 2012’den bu yana çeşitli sebeplerle beş kere izledim. Filmin, ileride, suç filmi klasikleri arasında gösterilmesi beni şaşırtmaz. Taşıdığı... Continue Reading →

SOFİST

Antik Çağ’ın lanetli biraderleri olan sofistler, ilk başta, bilgiyi sorgulayarak ve şüpheyi düşünceye sokarak felsefe sahnesine nefis bir giriş yapmışlardı. Pek kısa bir zaman içerisinde bu sorgulama ve şüphe, tehlikeli bir akıl yürütmeye ve sonra da kullanışlı, kaypak bir ilkeye dönüştü: Düşünmek, var olan bir şeyi düşünmektir. Yanlış düşünmek ise var olmayan bir şeyi düşünmektir.... Continue Reading →

SONG TO WOODY: SON İDOLÜN DONLARI

“Bu şarkı 1960 kışında yazıldı. New York’ta, 8. caddedeki bir dükkanda. Sid ve Bob Gleason’ların oradan, East Orange, New Jersey’den geldiğim o dondurucu gecelerden bir tanesiydi. Woody de oradaydı o gün ve Şubat’tı. Pazar gecesiydi ve sadece Woody hakkında düşündüm. Onun için endişelendim, gittikçe daha da çok düşündüm ve daha da çok endişelendim. Sonunda beş... Continue Reading →

“Modern Bir Faust Romanı”

Berkay Üzüm, Cumhuriyet Kitap Eki'nin 6 Ağustos 2015'teki sayısında ilk romanım Simsiyah hakkında bir yazı yazdı: Bülent Çallı'nın ilk romanı "Simsiyah", gölgelerde gizlenen ürpertici bir hikaye anlatıyor. İstanbul'un kültürel dokusunun sıkça göz önüne serildiği kitap, sadece yeni bir yazarı değil, bir anti-kahramanı da okurlarla buluşturuyor. Aynı zamanda müzisyen olan Bülent Çallı, kurgusunu bir senfoni gibi... Continue Reading →

“Sizi Öldürmeyen Şey Şakacı Biri Yapar”

"Edebiyat Haber" ile ilk romanım Simsiyah üzerine bir söyleşi yaptık. Bülent Çallı’nın ilk romanı Simsiyah, İletişim Yayınları tarafından basıldı. Çağdaş bir Faust, Mefisto ya da Saint Germain Kontu anlatısı olarak da okunabilecek roman, tüm bunları İstanbul’un yerelliğiyle harmanlayarak ortaya sıkı bir serüven çıkarıyor. İlk kitabını çıkaran yazarla yaratım sürecini ve romanın olası yorumlarını konuştuk. Hikâyede tekrar eden... Continue Reading →

TALKIN’ NEW YORK

“Ne tür müzik yapıyorsun?” “Folk müzik.” “Folk Müzik ne tür bir müziktir?” Kuşaktan kuşağa geçen geleneksel şarkılar olduğunu söyledim. Bu tarz sorulardan nefret ediyordum. Bu soruları duymazdan gelmek istedim. Billy’nin (James) benimle ilgili bazı şüpheleri var gibi geldi bana ki benim için hava hoştu. Onun sorularını cevaplamak istemiyordum zaten. Kimseye bir şey açıklayasım yoktu. “Buraya nasıl... Continue Reading →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑