INSIDE LLEWYN DAVIS

Beyoğlu’nda, Taksim’de, Tünel’de ve İstiklal Caddesi’nde 1990’dan 2007’ye kadar hüküm sürdüm. Dönem dönem okulum, işyerim ve evim bu bölgenin merkez olduğu bir dairenin içinde yer aldı. Bu süreçte muhitin değişimlerine tanık oldum. Mesela, İstiklal Caddesi’nin trafiğe açık olduğu dönemleri ve trafiğe kapatıldığı gün yapılan törenleri hatırlıyorum. Doksanların ortalarına dek, İstiklal Caddesi’nin kalabalığı Galatasaray Lisesi’nin önüne... Okumaya Devam et →

SONG TO WOODY: SON İDOLÜN DONLARI

“Bu şarkı 1960 kışında yazıldı. New York’ta, 8. caddedeki bir dükkanda. Sid ve Bob Gleason’ların oradan, East Orange, New Jersey’den geldiğim o dondurucu gecelerden bir tanesiydi. Woody de oradaydı o gün ve Şubat’tı. Pazar gecesiydi ve sadece Woody hakkında düşündüm. Onun için endişelendim, gittikçe daha da çok düşündüm ve daha da çok endişelendim. Sonunda beş... Okumaya Devam et →

TALKIN’ NEW YORK

“Ne tür müzik yapıyorsun?” “Folk müzik.” “Folk Müzik ne tür bir müziktir?” Kuşaktan kuşağa geçen geleneksel şarkılar olduğunu söyledim. Bu tarz sorulardan nefret ediyordum. Bu soruları duymazdan gelmek istedim. Billy’nin (James) benimle ilgili bazı şüpheleri var gibi geldi bana ki benim için hava hoştu. Onun sorularını cevaplamak istemiyordum zaten. Kimseye bir şey açıklayasım yoktu. “Buraya nasıl... Okumaya Devam et →

BOB DYLAN’IN İLK ALBÜMÜ: İKİ MİKROFON VE 402 DOLAR.

Columbia Records’un New York’taki başı dumanlı binasındaki ofislerden bir tanesinde, meşhur yetenek avcısı John Hammond, Bob Dylan’ı karşısına aldı ve şöyle dedi:  “Sana işin aslını söyleyeceğim. Yetenekli bir gençsin. Eğer bu yeteneğine odaklanıp onu kontrol edebilirsen, bir şeyler yaparsın. Seni oyuna alacağım ve bir albüm kaydedeceğiz.  Sonrasında neler olacağını görürüz.” Yıl 1961’di. John, Bob’a,  ilk... Okumaya Devam et →

BOB DYLAN “The Witmark Demos: 1962-1964”

1962 yazında Bob Dylan’ın menajeri Albert Grossman, şarkıcılar, TV proramları ya da filmler için ısmarlama şarkı yapıp yayınlayan M.Witmark & Sons şirketi ile bir anlaşma imzaladı. O yıllarda sanatçıların kendi yazdıkları şarkıları bizzat kendilerinin söylemesi pek alışıldık bir durum değildi. Bunun yerine sesi ve sahne pırıltısı beğenilen şarkıcılara, hali hazırda elde birikmiş, önceden hazırlanmış kataloglardan... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑