İSTANBUL BOĞAZI

Kürekleri bırakınca, fırtınanın sesini duyuyorum: Rüzgârın uğultusudur o. Martı çığlığıdır ve gemi düdüğüdür. Bütün bunlar birleştiğinde kulağınıza saldıran o korkunç haykırıştır. Kocaman bir dalga, sandalı şöyle bir yoklayınca, boş lakırdılarla hiç oyalanma Emin, diyorum kendi kendime. Ağır çuvalı, bir yandan da sandalı dengede tutmaya çalışarak, denize iteliyorum. Çuval hemen batmıyor, zalim. Batışını illa izletecek bana. … İSTANBUL BOĞAZI yazısını okumaya devam et

TALKIN’ NEW YORK

“Ne tür müzik yapıyorsun?” “Folk müzik.” “Folk Müzik ne tür bir müziktir?” Kuşaktan kuşağa geçen geleneksel şarkılar olduğunu söyledim. Bu tarz sorulardan nefret ediyordum. Bu soruları duymazdan gelmek istedim. Billy’nin (James) benimle ilgili bazı şüpheleri var gibi geldi bana ki benim için hava hoştu. Onun sorularını cevaplamak istemiyordum zaten. Kimseye bir şey açıklayasım yoktu. “Buraya nasıl … TALKIN’ NEW YORK yazısını okumaya devam et