EDDY MERCKX Bölüm 1 (1945 – 1969)

Edouard Louis Joseph Merckx ya da pelotonda bildiğimiz adıyla Eddy Merckx, 17 Haziran 1945’te, Belçika’nın Flaman bölgesindeki Brabant’ın, Meensel-Kiezegem adlı küçük bir kasabasında doğdu. Eddy, başlangıçta hemen her Belçikalı çocuk gibi futbolu ve tenisi de denemişti ama sonunda bisiklette karar kıldı ve bisikletçi lisansını 1961 yılında, 16 yaşındayken aldı. Bu kararında çocukluk kahramanlarına dönüşen Belçikalı … EDDY MERCKX Bölüm 1 (1945 – 1969) yazısını okumaya devam et

FAUSTO COPPI Bölüm 2 (1947-1949)

Coppi'yi Bartali'siz, Bartali'yi de Coppi'siz anlatabilmek mümkün olamazdı herhalde. O yıllarda sadece İtalya’nın değil ve dünya bisikletinin de en önemli figürleri olan bu iki kahraman, birinin siyah olduğu yerde beyazı, diğerinin beyaz olduğu yerde siyahı temsil edecek kadar birbirlerine kontrast noktalarda duruyorlardı. Her şeyden önce Bartali, dindar bir katolik iken (lakabı bile Dindar Gino, Il … FAUSTO COPPI Bölüm 2 (1947-1949) yazısını okumaya devam et

1964 CHEVROLET IMPALA

2017 Mart ayında İletişim Yayınları'ndan çıkan ikinci romanım Duman Otel'deki ana karakter Emin'in, babasından yadigar (babasına da Emin'in dedesinden geçmiş, aile yadigarı yani) 1964 model Chevrolet İmpala marka bir arabası var. İmpala modeli, Chevrolet markasının 1958'den 2000'li yıllara dek uzanan ve çeşitli değişikliklerden geçmiş klasik bir tasarımı. Bu değişikliklerin kimisi yıldan yıla farklılık gösteren büyük … 1964 CHEVROLET IMPALA yazısını okumaya devam et

SONG TO WOODY: SON İDOLÜN DONLARI

“Bu şarkı 1960 kışında yazıldı. New York’ta, 8. caddedeki bir dükkanda. Sid ve Bob Gleason’ların oradan, East Orange, New Jersey’den geldiğim o dondurucu gecelerden bir tanesiydi. Woody de oradaydı o gün ve Şubat’tı. Pazar gecesiydi ve sadece Woody hakkında düşündüm. Onun için endişelendim, gittikçe daha da çok düşündüm ve daha da çok endişelendim. Sonunda beş … SONG TO WOODY: SON İDOLÜN DONLARI yazısını okumaya devam et

TALKIN’ NEW YORK

“Ne tür müzik yapıyorsun?” “Folk müzik.” “Folk Müzik ne tür bir müziktir?” Kuşaktan kuşağa geçen geleneksel şarkılar olduğunu söyledim. Bu tarz sorulardan nefret ediyordum. Bu soruları duymazdan gelmek istedim. Billy’nin (James) benimle ilgili bazı şüpheleri var gibi geldi bana ki benim için hava hoştu. Onun sorularını cevaplamak istemiyordum zaten. Kimseye bir şey açıklayasım yoktu. “Buraya nasıl … TALKIN’ NEW YORK yazısını okumaya devam et