ORUÇ ARUOBA

  Oruç Aruoba'yı kaybetmişiz. "de ki işte"nin hemen her sayfasındaki hemen her cümle buraya, deftere ya da duvara yazıldığında ona anlamlı bir vedaymış gibi görünür. Bıraktığı onlarca otantik kitap ve çeviri için minnetarım. Böylece onu nerede bulacağımızı biliyoruz.

KARŞILAŞMALAR #3

Tek sözcükle, dünyanın kırılması olanaksızdır.Dünyanın sonsuza kadar dolu olması için bir bakış -bizimkisi-yeter. [Barthes, Yazının Sıfır Derecesi, YKY, s.99] Bu dünyada eksik olan o kadar çok şey var ki bir şey daha eksik olsa ona yer bulunamazdı. [Eco, Yorum ve Aşırı Yorum, Can, s.58]

KARŞILAŞMALAR #2

“...ve kişinin bütün bildiği, gürültü-patırtı içinde kulağına çalınanlar değil, üç sözcükle söylenebilir.” [Ferdinand Kürnberg, 1873] "Zaman zaman Plautus'un ihtiyarı gibi, o üç harfi yeniden telaffuz eder, ama anlamını biliyor olsaydı nasıl mutsuz olurdu." [Erasmus, 1511]

SOKRATES’İN YORULMASI

"...bundan sonra olacaklar hakkında bir kehanette bulunmak istiyorum, çünkü insanların özellikle kehanette bulunabileceği bir konumda, ölmek üzereyim ...beni çarptırdığınız cezadan çok daha ağırına çarpılacaksınız." -Platon [Sokrates'in Savunması, İş Bankası, s.60] Platon, eserinde Sokrates'in ağzından böyle konuşuyor. Bir intikam kehaneti de denebilir buna. Devam eden satırlarda Sokrates ve dolayısıyla Platon, bu intikamın Sokrates'in takipçisi olan gençler... Okumaya Devam et →

KARŞILAŞMALAR

"Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye? Ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe? " [Ömer Hayyam, 331. rubai] "...zaman ve gökyüzü ileride yok olmaları gerekirse birlikte yaratıldıkları için birlikte yok olacaklar." [Platon, Timaios, Say, s.47]

ÜÇ SÖZCÜK

"Dünya, olduğu gibi olan herşeydir." Wittgenstein'in Tractatus'u, Oruç Aruoba'nın çevirisi ile böyle başlıyor. Ama aslen, kitabın başında bir de epigraf var: "M o t t o : ... ve kişinin bütün bildiği, gürültü-patırtı içinde kulağına çalınanlar değil, üç sözcükle söylenebilir." KÜRNBERGER Tümcenin tamamı şöyledir: "Böylece, kocaman tasarım dünyaları, kişi onlara egemense, bir ceviz kabuğuna sığar... Okumaya Devam et →

KÜRK YAKALI KAFTANLA OTOPORTRE

Nüremberg şehrinin yetkilileri 1799 yılında, ressam Albrecht Dürer'in "Kürk Yakalı Kaftanla Otoportre" isimli tablosunu, kopyalaması için Abraham Küffner'e emanet ediyor. Aslen sanat simsarı olan ve iyi de bir ressam olduğu anlaşılan Küffner, aldığı özel izinle bu eseri birebir kopyalıyor. Yetkililer geri dönecek eserin taklit değil de orijinal olduğunu anlamak için, Küffner'e teslim etmeden önce eserin... Okumaya Devam et →

1964 CHEVROLET IMPALA

2017 Mart ayında İletişim Yayınları'ndan çıkan ikinci romanım Duman Otel'deki ana karakter Emin'in, babasından yadigar (babasına da Emin'in dedesinden geçmiş, aile yadigarı yani) 1964 model Chevrolet İmpala marka bir arabası var. İmpala modeli, Chevrolet markasının 1958'den 2000'li yıllara dek uzanan ve çeşitli değişikliklerden geçmiş klasik bir tasarımı. Bu değişikliklerin kimisi yıldan yıla farklılık gösteren büyük... Okumaya Devam et →

LOVEJOY

1986 yılında yayınlanmaya başlayan BBC yapımı bu polisiye dizinin ana karakteri olan yaman antikacı Lovejoy, çocukluğun en özel kahramanlarından biriydi. Lovejoy bir antika uzmanıydı ve eşsiz saha bilgisiyle, o müzayede senin bu müzayede benim koşturup müşterileri adına alım satım yapıyordu. Dizinin doğası gereği, hemen her bölüm peşinde olduğu antikalarla ilgili  polisiye mevzulara bulaşıyordu. Lovejoy sıra... Okumaya Devam et →

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑